Yükleniyor
Sağlık Rehberi
Kurumlar
Anasayfa
Poliklinikler
Sarımsağın Fayda ve Zararları Hakkında Bilinmeyenler

Sarımsağın Fayda ve Zararları Hakkında Bilinmeyenler

  • Sarımsağın Fayda ve Zararları Hakkında Bilinmeyenler
  • Sarımsağın Sırrı Nereden Geliyor?
  • Çiğ Bir Şekilde Tüketilmesinin Zararları

Peki Sarımsak Niye Uzun Süre Ağızda Koku Bırakmaktadır? Pek çok hastalığa çare olarak bildiğimiz sarımsak, özellikle de çorbaların ve bununla beraber pek çok besin ile beraber eşi bulunmaz bir gıda olabilmesine karşın fazla tercih edilmiyor. Aslında bu durumun tek nedeni ağızda bıraktığı kokudan kaynaklanmaktadır .Seneler önce ortaya konan araştırma sonuçlarına göre sarımsağın fazla oranda sülfür bileşikleri içeriğine sahip olduğu ortaya konmuştur. Söz ettiğimiz madde sindirilerek kana karışmaktadır. Kandan da akciğerlere giden bu madde nefes verdiğimiz zaman ağızdan dışarıya çıkmaktadır.
Ortaya çıkan kokunun bu çıkış kapısı üzerinden dışarıya çıkmayı başardığı belirtildi. Kana karışma durumu ile de uzun bir zaman zarfında vücutta kalmayı başarmasına sebep olmaktadır .Dişlerimizi istediğimiz gibi fırçalasak da koku gitmiyor; bunun nedeni de ortaya çıkan kokunun kaynak noktası ağızda kalan sarımsak parçası ya da kalıntısı değil, vücudumuzun içinde meydana gelen kimyasal işlemler yüzündendir.

Sarımsağın Sırrı Nereden Geliyor?

Amerika Birleşik Devletleri’nin Alabama Üniversitesi'nde ortaya konan bir araştırma sonucuna göre, bunun sırrı sarımsağa kokusunu vermekte olan 'allisin' maddesinden kaynaklandığı ortaya kondu.Bu araştırma sonucuna göre Allisin adlı madde, vücuda ulaştığında parçalanma yoluyla hidrojen sülfat yaymaktadır. Bu durum da verilen nefesin ve vücudun kötü kokmasına sebep olmaktadır.

Fakat kötü koku vermesine karşın bu önemli madde damarlarımızın genişlemesine neden olarak, yüksek tansiyonu olan insanlara çare oluyor yani yüksek tansiyonun düşmesini sağlıyor, kan akışını hızlı bir hale getirmektedir. Vücutta bulunan organlara daha çok oksijen taşınmasını sağlayarak kalp üzerinde olan baskının azalmasına katkı sağlıyor, tansiyonun düşmesini sağlıyor. Damar tıkanıklığı sorununa da deva oluyor yani damar tıkanıklığı engelliyor. Uzman insanlar bu katkıları ile beraber, çok fazla tüketimi yapıldığında kanı inceltmesi nedeniyle sarımsak ya da sarımsakla beraber alınan besin takviyelerinin kontrollü yani ölçülü bir şekilde tüketilmesini öneriyor.

Çiğ Bir Şekilde Tüketilmesinin Zararları

Gaziantep Üniversitesi’nden Profesör Doktor Nejat Yılmaz, sarımsağı tüketirken, çiğ bir şekilde tüketimi yapılmasına dikkat çekti. Yani şunu demek istiyor sarımsağı çiğ bir şekilde yemeyin zararı olur.
Bağırsak ile ilgili hastalıklarda, parazite karşı, solunum ile ilgili hastalıklarda, deri kaynaklı hastalıklar, yaraların iyi hale gelmesinde, yaşlılığa karşı sarımsak kullanımı yapılmaktadır.
2.Dünya Savaşı sırasında açık yaranın üzerine doğrudan sürülerek, enfeksiyonun yayılımı engellenmeye çalışılırdı.
Sarımsağın yararları içerisinde, kalp ve damar hastalıkları, kanseri önleme,  radyasyon ve stres haline karşı koruma, fiziksel kuvvetin artırılması gibi birçok etkisi yapılan çalışmalarda ortaya çıkmıştır.
Çiğ bir şekilde sarımsak tüketilmesinin tahriş edici bir etkisi, asidik ile okside etme bileşikleri ayrıştırılma yöntemi ile yok edilebilmektedir. Kimi kültürlerde ise bu ayrıştırma yolu için sarımsak ıslatılıyor ya da alkol, sütle beraber ayrıştırılmaktadır. Sarımsağın pek çok yan etkisi, fazlaca oranda yağda erimekte organosülfur içeriği nedeniyle olmaktadır.

Şimdi bu doğal mucizenin faydalarını biraz daha açıklayalım:
Sarımsak kansere yakalanma ihtimalini azaltıyor. Yapılan araştırmalar bunu net bir şekilde bizlerin önüne sermektedir. 
Bu konuda uzmanlar sarımsak hakkında şu ifadeleri kullanıyor; "sarımsak, çiğnenerek yendiği zaman kansere yakalanma ihtimalini azaltır" diyorlar. Mineral, vitamin ve aminoasitler yönünden son derece önemli olan sarımsak, beyin kanaması ve kanser hastalığına yakalanma ihtimalini az bir hale getiriyor. Amerika Birleşik Devleti uzmanlarına göre "bin senenin en değerli bitkisi" olarak ifade edilen sarımsak ‘’doğal bir antibiyotik sığınağı’ ’olmasının yanında kansere de yakalanma ihtimalini düşürüyor.

Sarımsak ayrıca pek çok ülkede tatlandırıcı ile koku vermede de kullanılmaktadır.
Yüzyıllar boyu insanoğlu tarafından pek çok derde deva amacıyla tüketimi yapılan ve İbni Sina'nın bizlere bıraktığı eserlerinde bile kendine yer bulan sarımsak, vitamin ile mineral sığınağı olmasının yanında damarların genişlemesini sağlayan yararı ile terlemeyi arttırmaktadır. Ülkemizde Kastamonu ilimizin Taşköprü ilçesinde üretimi yapılan genetik müdahalelere maruz kalmamış sarımsak, antiseptik yani mikrop kırabilen faydasından başka damar sertliği ile damar tıkanıklığının önüne geçmede, tansiyon ile kolesterolü kontrol altına almada, kanın temizlenmesinde şifa veren bir bitki olarak kullanılmaktadır.
Sarımsak, ayrıca prostat ve meme kanseri hastalıklarına yakalanma ihtimalini düşürdüğü gibi bu hastalıkların ileri boyutlara ulaşmasını önlemektedir.
SARIMSAK BİTKİSİNİ AŞIRI OLARAK TÜKETMEKTEN KAÇININ
Sarımsağın çok fazla tüketilmesinin ise kimi yan etkileri de bulunmaktadır. Yapısında bulunan yüksek miktardaki kükürt bileşiği, alerjik durumlara neden olabiliyor. Aşırı ölçüde çiğ sarımsak yenmesi, tüketilen sarımsağın sindirilmesi esnasında meydana gelen gazların ortaya çıkardığı rahatsızlıktan başka bağırsak mukozasındaki normal olan floranın hasara uğramasına neden olmaktadır.
UZMAN GÖRÜŞLERİNE GÖRE: KESİNLİKLE SARIMSAĞIN ÇİĞNENMESİ LAZIM

Gün içerisinde 2 diş kadar sarımsak bitkisinin çiğnenerek tüketimi, pek çok hastalığın önüne geçmede etkisi olan sarımsağın damarları genişletme özelliği sebebiyle kalp krizi olasılığını düşürüp, tansiyonu da düzenleme konusunda etkisi bulunmaktadır.
Sarımsak, birçok hastalık karşısında vücudun dirençli durabilmesine katkı sağlar. Şunu unutmamak gerekir ki, sarımsak bitkisinin koruyucu faydasından yararlanmak için mutlak olarak çiğnenmesi lazımdır. Yutularak tüketilen sarımsak vücuda yarar sağlamaz, tersine zarar vermektedir.

Bu makaleyi yazmış olan, Uzm. Dr. Tuğba Arkan için randevu oluşturun veya bu makale hakkında daha fazla bilgi edinin.
Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Paylaş