Skolyozda Korse Kullanımı
- Skolyozda Korse Kullanımı
- Skolyozun Tanımı
- Skolyoz Tedavisinde Genel Yaklaşım
- Skolyozda Korse Kullanımının Amacı
- Korse Tedavisi İçin Endikasyonlar
- Skolyoz Korselerinin Çeşitleri
- Korse Kullanım Süresi ve Uyum
- Korse ve Egzersiz İlişkisi
- Sonuç ve Klinik Değerlendirme
Skolyozun Tanımı
Skolyoz, omurganın frontal planda 10 derecenin üzerinde lateral eğrilik göstermesi ve bu eğriliğe çoğunlukla rotasyonel deformitenin eşlik etmesi ile karakterize, üç boyutlu bir omurga deformitesidir. Yalnızca yana doğru eğilme ile sınırlı olmayıp; omurların kendi ekseni etrafında dönmesi, toraks ve pelvis dengesinin bozulması gibi kompleks biyomekanik değişiklikleri içerir. Bu nedenle skolyoz, basit bir duruş bozukluğundan ziyade, büyüme çağında yakından izlenmesi gereken progresif bir kas-iskelet sistemi hastalığı olarak değerlendirilmelidir.
Skolyoz en sık adölesan idiopatik skolyoz formunda görülür. Bunun dışında konjenital, nöromüsküler, sendromik ve dejeneratif skolyoz tipleri de klinik pratiğimizde yer almaktadır. Özellikle büyüme potansiyeli devam eden bireylerde eğriliğin ilerleme riski, tedavi kararlarını belirleyen temel faktördür.
Skolyoz Tedavisinde Genel Yaklaşım
Skolyoz tedavisi;
- Eğriliğin derecesi (Cobb açısı),
- Hastanın yaşı ve iskelet olgunluğu,
- Eğriliğin lokalizasyonu ve paterni,
- Progresyon riski
göz önünde bulundurularak planlanır.
Tedavi seçenekleri genel olarak üç ana grupta ele alınır:
- Takip (gözlem)
- Konservatif tedavi (egzersiz ve korse)
- Cerrahi tedavi
Bu yazının odağını oluşturan korse tedavisi, özellikle cerrahi gerektirmeyen ancak progresyon riski taşıyan skolyoz olgularında, en önemli konservatif tedavi yöntemlerinden biridir.
Skolyozda Korse Kullanımının Amacı
Korse tedavisinin temel amacı, mevcut eğriliği tamamen düzeltmekten ziyade, büyüme süreci boyunca eğriliğin ilerlemesini durdurmak veya yavaşlatmaktır. Bu noktada önemli bir vurguyu yapmak gerekir: korse, skolyozu “iyileştiren” değil, kontrol altına alan bir tedavi aracıdır.
Korse kullanımı ile hedeflenenler şunlardır:
- Eğriliğin ilerlemesini önlemek
- Cerrahi gereksinimini azaltmak veya geciktirmek
- Omurga dengesini korumak
- Gövde asimetrisini sınırlamak
Bu hedeflere ulaşabilmek için korse tedavisinin doğru hasta seçimi, uygun korse tipi ve yüksek hasta uyumu ile uygulanması esastır.

Korse Tedavisi İçin Endikasyonlar
Korse kullanımı genellikle aşağıdaki kriterleri karşılayan hastalarda önerilir:
- Cobb açısının 20–40 derece arasında olması
- Hastanın iskelet maturasyonunu tamamlamamış olması (Risser 0–2)
- Büyüme potansiyelinin devam etmesi
- Eğriliğin progresyon göstermesi veya progresyon riski taşıması
İleri dereceli (>45–50 derece) eğriliklerde veya büyüme tamamlandıktan sonra korse tedavisinin etkinliği sınırlıdır. Bu nedenle, korse tedavisi zamanlama açısından son derece kritiktir.
Skolyoz Korselerinin Çeşitleri
Klinik uygulamada kullanılan korseler, hastanın eğriliğine ve kullanım amacına göre farklılık gösterir. En sık kullanılan korse tipleri şunlardır:
- Boston Korsesi: En yaygın kullanılan torakolumbosakral ortozdur. Gövdeyi saran, giysi altında kullanılabilen bir yapıya sahiptir.
- Milwaukee Korsesi: Özellikle üst torasik eğriliklerde tercih edilen, boyun halkası içeren daha eski bir modeldir.
- Chêneau ve türevleri: Üç boyutlu düzeltme prensibine dayanan, kişiye özel üretilen modern korselerdir.
- Gece korseleri (Charleston, Providence): Yalnızca gece kullanımına yönelik, seçilmiş hasta gruplarında tercih edilir.
Korse seçimi, mutlaka Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanı, ortopedist ve deneyimli ortez-protez uzmanının iş birliği ile yapılmalıdır.
Korse Kullanım Süresi ve Uyum
Korse tedavisinin başarısını belirleyen en önemli faktörlerden biri kullanım süresidir. Çoğu olguda korsenin günde 18–23 saat kullanılması önerilir. Yapılan çalışmalar, korse kullanım süresi arttıkça progresyonun önlenme oranının anlamlı şekilde yükseldiğini göstermektedir.
Ancak özellikle ergenlik dönemindeki bireylerde korseye uyum;
- Estetik kaygılar
- Sosyal çevre baskısı
- Fiziksel rahatsızlık hissi
nedeniyle zorlayıcı olabilir. Bu nedenle hasta ve ailesinin ayrıntılı şekilde bilgilendirilmesi, psikososyal desteğin sağlanması ve düzenli takip büyük önem taşır.
Korse ve Egzersiz İlişkisi
Korse tedavisi, skolyoza özgü egzersiz programları ile birlikte uygulanmalıdır. Tek başına korse kullanımı, kas dengesizliklerini düzeltmekte yetersiz kalabilir. Fizik tedavi eşliğinde uygulanan egzersizler;
- Postüral kontrolü artırır
- Solunum kapasitesini destekler
- Korse kullanımına bağlı kas zayıflığını önler
Bu nedenle modern yaklaşımda korse ve egzersiz tedavisi birbirini tamamlayan yöntemler olarak ele alınır.
Sonuç ve Klinik Değerlendirme
Skolyozda korse kullanımı, doğru endikasyonla uygulandığında cerrahiye gidişi azaltan, etkin ve bilimsel temelli bir konservatif tedavi yöntemidir. Ancak her skolyoz hastası için uygun değildir ve bireyselleştirilmiş bir tedavi planı gerektirir.
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanı olarak temel hedefimiz; hastayı yalnızca radyolojik açıdan değil, fonksiyonel, psikolojik ve sosyal boyutlarıyla değerlendirmek ve uzun vadeli omurga sağlığını korumaktır. Korse tedavisi bu bütüncül yaklaşımın önemli bir parçasıdır; ancak başarısı, hasta-hekim iş birliği ve düzenli takip ile mümkündür.

Dr. Öğr. Üyesi Elif Berber
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı