Bel Ağrılarında İliopsoas Kasının Rolü
- Bel Ağrılarında İliopsoas Kasının Rolü
- İliopsoas Kasının Anatomik ve Fonksiyonel Önemi
- Bel Ağrısında İliopsoas Kas Disfonksiyonu
- İliopsoas Kasının Ağrı Mekanizması
- Değerlendirme ve Klinik Testler
- Tedavi Yaklaşımları
- Sonuç
Bel ağrısı, günümüzde hem klinik hem de toplumsal açıdan en sık karşılaşılan sağlık sorunlarından biridir. Çoğu zaman bel ağrısının nedeni multifaktöriyel olmakla birlikte, kas iskelet sistemi içerisindeki belirli kas gruplarının durumu, özellikle iliopsoas kası, bel sağlığında kritik bir rol oynamaktadır. Bizler, hastalarımızı değerlendirirken ve tedavi planı oluştururken iliopsoas kasının anatomik ve fonksiyonel özelliklerini titizlikle göz önünde bulundururuz.
İliopsoas Kasının Anatomik ve Fonksiyonel Önemi
İliopsoas kası, psoas major ve iliacus kaslarının birleşiminden oluşur ve kalça fleksiyonunun başlıca kasıdır. Aynı zamanda bel omurları üzerinde stabilizatör görevi görür. Bu kasın doğru çalışması, özellikle lumbosakral omurga ve pelvik bölgenin biyomekaniğini doğrudan etkiler.
Bizler klinik uygulamalarımızda şunları gözlemleriz:
- Kronik bel ağrısı olan bireylerde çoğunlukla iliopsoas kasında gerginlik veya disfonksiyon görülür.
- Kasın kısalığı, pelvik tilt ve omurga lordoz değişikliklerine yol açarak ağrının şiddetlenmesine neden olabilir.
- İliopsoas kasının zayıf olması ise omurga stabilizasyonunu bozarak bel disklerine ve faset eklemlerine yük bindirir.
Bu nedenle hastalarımızın değerlendirilmesinde, iliopsoas kasının hem kuvvet hem de esneklik açısından incelenmesi temel bir adımdır.
Bel Ağrısında İliopsoas Kas Disfonksiyonu
İliopsoas kasının disfonksiyonu birkaç şekilde bel ağrısına katkıda bulunabilir:
- Kısalığı ve Gerginliği: Uzun süreli oturma, yanlış duruş veya hareketsiz yaşam, iliopsoas kasının kısalmasına ve gerginleşmesine neden olur. Bu durum pelvisin öne tilt olmasına yol açar ve bel lordozu artar, dolayısıyla bel ağrısı kronikleşir.
- Zayıflığı: Kas zayıf olduğunda omurga üzerindeki yük artar. Bizler, hastalarımızda iliopsoas güçsüzlüğünü tespit ettiğimizde, bel ağrısının sadece kas disfonksiyonundan kaynaklanabileceğini göz önünde bulundururuz.
- Koordinasyon Bozukluğu: Psoas kası aynı zamanda yürüyüş sırasında denge ve hareket koordinasyonu için kritik bir kas olduğundan, disfonksiyonunda kompansatuvar kaslar aşırı yüklenir ve ağrı yaygınlaşır.
Bizler klinik muayenede Thomas testi, Modified Thomas testi ve hip fleksiyon kuvvet testleri gibi yöntemlerle iliopsoas kasının durumu hakkında detaylı bilgi ediniriz.
İliopsoas Kasının Ağrı Mekanizması
İliopsoas kasının bel ağrısına katkısı mekanik ve nörofizyolojik olarak iki düzeyde gerçekleşir:
- Mekanik Etki: Kısalmış kas omurga üzerinde anormal kuvvet vektörleri oluşturur. Bu durum faset eklemleri ve intervertebral disklerde aşırı yüklenmeye yol açar.
- Nörofizyolojik Etki: Kas içinde biriken laktik asit ve kas spazmları, lokal inflamasyonu artırır ve sinir yapıları üzerinde bası oluşturarak ağrıyı tetikler.
Bizler hastalarımıza bu durumu detaylı şekilde açıkladığımızda, kasın sadece güçsüz veya gergin bir yapı olmadığını, ağrının oluşum mekanizmasında aktif bir rol oynadığını anlamalarını sağlarız.

Değerlendirme ve Klinik Testler
Hastalarımızı değerlendirirken aşağıdaki noktaları sistematik olarak inceleriz:
- Postür Analizi: Pelvik tilt, omurga lordozu ve duruş bozuklukları.
- Esneklik Testleri: Thomas testi, Modified Thomas testi ile iliopsoas uzunluğu ve fleksibilitesi.
- Kuvvet Testleri: Kalça fleksiyon kuvveti, izometrik psoas aktivitesi.
- Fonksiyonel Testler: Yürüyüş, merdiven çıkma ve squat hareketleri ile kasın günlük işlevi.
Bu değerlendirmeler ışığında bizler, hastalarımız için hem manuel terapi hem de egzersiz programlarını kişiselleştiririz.
Tedavi Yaklaşımları
İliopsoas kas disfonksiyonu olan hastalarımızda uyguladığımız tedavi planları genellikle şu başlıkları içerir:
a) Manuel Terapi
- Kas gerginliğini azaltmaya yönelik derin doku masajı ve myofasiyal teknikler.
- Pelvik ve bel mobilizasyon teknikleri.
b) Osteopati
• Kas-iskelet sistemi üzerindeki biyomekanik dengesizlikleri değerlendiren ve manuel tekniklerle bu dengesizlikleri düzenlemeyi hedefleyen osteopatik yaklaşımlar, özellikle iliopsoas kası kaynaklı bel ağrılarında etkili olabilir.
• Osteopatik manipülasyon, fasya mobilizasyonu, visserosomatik refleksleri dengeleme ve pelvik hizalanmayı optimize etme gibi yöntemler ile kasın fonksiyonunu iyileştirmeyi amaçlarız.
• Bu yaklaşım, hem mekanik hem de nörofizyolojik etkileri hedeflediği için, tedavi sonuçlarını belirgin şekilde destekleyebilir.
c) Egzersiz Programları
- Esneklik Egzersizleri: Lunge, köprü ve psoas germe egzersizleri ile kasın uzunluğunu ve hareket açıklığını artırırız.
- Güçlendirme Egzersizleri: Kalça fleksör ve stabilizatör kasların kuvvetlendirilmesi, özellikle core kaslarıyla birlikte çalıştırılır.
- Fonksiyonel Egzersizler: Günlük hareket paternleri ve aktiviteler ile kasın koordinasyonu ve dayanıklılığı artırılır.
d) Postür ve Ergonomi Eğitimi
- Uzun süreli oturma veya yanlış duruşu minimize etmek için hastalarımızı bilgilendirir ve ergonomik çözümler öneririz.
e) Bütüncül Yaklaşım
- Bel ağrısının sadece kas kaynaklı olmadığını bilerek, bizler hastalarımızı multidisipliner olarak değerlendirir; gerekirse fizyoterapi, ağrı yönetimi, medikal tedavi ve yaşam tarzı modifikasyonunu bir arada uygularız.
Sonuç
Bizler, bel ağrısında iliopsoas kasının hem mekanik hem de nörofizyolojik açıdan kritik bir rol oynadığını açıkça gözlemliyoruz. Erken tanı, doğru değerlendirme ve kişiselleştirilmiş egzersiz programları ile kas disfonksiyonunu hedeflediğimizde, ağrıyı azaltabilir, hareket kapasitesini artırabilir ve hastalarımızın yaşam kalitesini yükseltebiliriz.
İliopsoas kasının rolünü ihmal etmeden, bütüncül ve multidisipliner bir yaklaşım uyguladığımızda, bel ağrısında konservatif tedavi başarı oranını ciddi şekilde artırabiliriz.

Dr. Öğr. Üyesi Elif Berber
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı