Yükleniyor
Sağlık Rehberi
Kurumlar
Anasayfa
Poliklinikler
Hareketsiz Bir Yaşam Tarzı Vücudu Nasıl Etkiler?

Hareketsiz Bir Yaşam Tarzı Vücudu Nasıl Etkiler?

  • Hareketsiz Bir Yaşam Tarzı Vücudu Nasıl Etkiler?
  • Koronavirüsün Hareketsiz Yaşama Etkileri
  • Hareketsizliğin Kaslara Etkisi
  • Hareketsizliğin Kalbe Etkisi
  • Hareketsizliğin Beyine Etkileri
  • Hareketsizliğin Ciğerlere Etkisi

İnsan ırkını diğer canlılardan ayıran en önemli özelliklerden birisi de iskelet sisteminin dik duracak yapıda olmasıdır. Kalp sisteminin çalışması, iskelet sisteminin dik durmasıyla alakalı bir durumdur. Dik duran bir insanın sadece kalbi değil, bağırsakları da çok daha iyi çalışır. Bu sebeple çok uzun süre yatan veya yatalak olan kişilerde ortak olarak bağırsak fonksiyonları iyi değildir.

Başka bir bakış açısıyla ise dik durduğunuzda enerjiniz artar ve bu sayede dayanıklılığınız da artmış olacaktır. Kemikler de gerekli gücü alarak, bu gücü koruyacaktır. Hareket etmemek her yaş grubundaki insanlar için sağlıksız ve tehlikeli olabilir. Yani gün içerisinde sürekli aktif durumda olmalısınız.

Azıcık olsa bile yatsanız bu vücudunuzu oldukça kötü etkileyecektir. Mümkün olduğunca en az şekilde oturmalı veya yatmalısınız. Hatta gün içinde yatma alışkanlığınızı yok etmeye çalışmalısınız. Hareketsiz kalmamaya oldukça önem göstermelisiniz.

Hareketsiz yaşayan insanlarda en sık görülen hastalıklar ise kalp hastalığı, depresyon, diyabet ve anksiyetedir. Yani hareketsiz yaşam şekli sadece bedensel değil siz farkında olmadan ruhunuza da zarar verebilir.

Ayrıca son yapılan araştırmalara göre gün boyunca ayakta duran ve hareket eden bir bireyin ölüm riski, sürekli masa başında çalışan bireyin ölüm riskinden çok daha azdır. Uzun süreli oturma ve hareketsizlik kalıcı ve kronik rahatsızlıklara bile sebebiyet verebilir. 

Koronavirüsün Hareketsiz Yaşama Etkileri

Bir anda bütün dünyayı etkisi altına alan koronavirüs, etkilerini hala gösterirken tüm insanlarda hareketsizlik kaynaklı hasar bırakmış olma ihtimali oldukça yüksektir. Özellikle kış mevsiminde girilen karantina sebebiyle uzun vadede oluşacak sağlık sorunlarının göz ardı edilmemesi konusunda uzmanlar uyarıyor.

Hayata hareket katmanın bir ihtiyaç hatta zorunluluk olduğunu belirten uzmanlar, pandemi bittiğinde sağlık sorunlarının oluşmaması için hareketli olmak gerektiğini söylüyor. 

Eskiden yaşayanların da sıklıkla dile getirdiği gibi görülmüştür ki hareketsizlik daha da çok hareketsizlik getirmektedir. Hareketsiz yaşam alışkanlık haline geldiğinde ise tüm vücutta kondüsyon kaybı gerçekleşir ve hareketsizlik sürer gider. Hareketsizlik vücut fonksiyonlarını farklı derecede etkiler ve tüm vücut fonksiyonuna etkileri farklıdır. Peki halsizliğin etkilediği vücut fonksiyonları nelerdir?

Hareketsizliğin Kaslara Etkisi

Vücudumuz hareketsizlik sebebi ile ihtiyaç duyduğu maddeleri, kasları yıkarak almaktadır. Meydana gelen durum ise kas kaybını meydana getirir. Vücudumuzdaki bir bölgede kas oluşturmak uzun sürer hatta aylar sürebilir.

Bu durumun tam aksine ise vücut kaslarını kaybetmek uzun sürmez hatta 1 hafta gibi kısa bir süre vücuttaki kasların erimesi için yeterli bir süredir. Kasların erimesi beraberinde birçok sorunu ortaya çıkarır. Bunlar; güç kaybı, organların yıpranması, kan değerinin düşmesi, derinin sarkması ve derinin gevşemesi gibi sorunlardır. Kaslar tüm vücudu sardığı ve çevrelediği için hareket etmek eklem sağlığı açısından oldukça önem taşımaktadır.

Hareketsizliğin Kalbe Etkisi

Vücudumuzu ayakta tutan ve tüm vücudumuza kan pompalayan organımız yani kalbimiz, hiç şüphesiz egzersizlerin en iyi geldiği organdır. Bunun en büyük sebebi ise fiziksel bir aktivite yaptığımız zaman kasların oksijen ihtiyacının artmasıdır.

Kaslar oksijene ihtiyaç duyduğu için kalbimiz vücuda daha fazla oksijen sokmaya çalışmaktadır. Bu sebeple de kalp atışı hızlanır. Kalp atışlarının hızlanması sonucu kan basıncı da artmaktadır.

Eğer düzenli olarak spor yapıyorsanız veya herhangi bir aktiviteyle ilgileniyorsanız uzun vadede kalbiniz daha güçlü olacak ve daha fazla beslenecektir. Hatta zamana bağlı olarak kalp damarlarınız bile kalınlaşabilir. Egzersiz yapmadığınız taktirde ise kalbiniz daha güçsüz hale gelecektir.

Hareketsizliğin Beyine Etkileri

Hareketsizliğin beyne etkisi henüz yeni keşfediliyor olsa da, son yapılan araştırmaya göre egzersiz ve öğrenme yetileri arasında bir bağlantı keşfedilmiştir. Araştırmanın sonunda bilmediğimiz ilginç birkaç bilgi öğrenmiş olsak da bunlar aslında günlük hayatta deneyimlediğimiz şeylerdir. Mesela araştırmaya göre günlük yapılan iki dakika egzersizin bile öğrenmeyi kolaylaştırdığı ve hafızayı güçlendirdiği ortaya çıkmıştır. İki dakika çok az görünse de aslında beynimizde büyük bir değişim gerçekleşmiş oluyor.

Bu kadar kısa egzersizin bile bu kadar güzel bir sonuç vermesinin sebebi tabi ki beyinde üretilen kimyasallar oluyor. Egzersizlerin kan akışını hızlandırdığı için beyin içinde de kandaki toksinleri parçalayarak çeşitli kimyasallar üretilmiş oluyor. Hareket etmemek durumunda ise tam tersi bir durumla beyinde yavaşlamalar gözlemlenebiliyor.

Hareketsizliğin Ciğerlere Etkisi

Akciğerlerinin durumu iyi olmayan insanların solunum yolları iyi durumda olmadığı için mevcut koronavirüse daha duyarlı hale gelmektedirler. Genellikle akciğer hastalığı olan kişilerin akciğerleri de güçsüzdür. Akciğerleri güçlendirmek için çeşitli yöntemler bulunmaktadır. Bunlardan en önemlisi ise kan akış hızını arttırmaktır.

Kan akış hızını arttırmak için mutlaka egzersiz yapmalısınız. Virüsün bulaşma riskinden korktuğunuz için rutin yürüyüşlerinizi bile aksatıyorsanız bu durumda vücudunuz daha fazla zarar görebilir. Egzersiz yaptığımız zamanlarda ise göğüs kasları da hızlıca çalışmaya başlar ve bu durum oksijen kullanımını da arttırdığı için ciğerlerin daha da dayanıklı hale gelmesine yardımcı olur.

Hareketsizliğin etkileri görüldüğü gibi çok ağırdır. Bu bedeli ödememek yerine günlük çok kısa süren yürüyüşler yapabilir ya da sevdiğiniz bir sporu hobi edinebilirsiniz. Planlı ve hareketli bir yaşam uzun ve sağlıklı bir ömür sunabilir.

Bu makaleyi yazmış olan, Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Özkoçak için randevu oluşturun veya bu makale hakkında daha fazla bilgi edinin.
Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Paylaş